ak yorumlar

Yeni anayasa nihayet gündemde. Gerek Meclis Başkanı Cemil Çiçek, gerekse siyasî partiler bu konuda istekli görünüyor.
Türkiye ilk defa ‘normal koşullarda ve demokratik bir ortamda’ anayasa yapmayı deniyor, ama kolay olmayacak bu, biliyoruz. Kolay olmayacak, çünkü hâlâ birileri ‘post Kemalist bir anayasa’ya razı değiller.
Oysa ihtiyacımız olan tam da bu; ‘yeni Türkiye’ye ‘post Kemalist’ bir anayasa gerek. Yeni bir anayasa arayışının nedeni bizatihi Kemalizm’in krizi. Dolayısıyla yeni anayasanın temel işlevi ülkeyi Kemalist dar elbiseden çıkarmak olmalı. Özgürlükçü ve demokrat bir anayasa, Kemalizm dahil hiçbir ideolojiyi devlete yamamayan bir anayasa zaten post Kemalist bir anayasa olacaktır.
Devletin anayasada yazılı bir ideolojisi olmaz, eğer demokrasi olacaksak. Halkın ideolojisi olur, kimse karışmaz, seçer özgürce. Ancak devletin anayasal temelleri ideolojik bakımdan kör olmalı, ne yurttaşları ideolojilerine göre ayırmalı, ne onlara belli bir ideolojiyi dayatmalıdır.
Türkiye, artık ‘ideolojik devlet’i kaldıramıyor. Kalkınma düzeyi, çeşitliliği, taleplerinin zenginliğiyle bir ideolojinin katı kalıplarına sığmıyor bu ülke. Zaten yeni anayasa talepleri de bu yüzden
.Devamı…

 

2. Abdülkadir SELVİ (Yeni Şafak 4 Ekim 2011)

Heron gerçeği

 

 

 

ABD, Irak’tan çekilirken, Predetör uçaklarını bize devretmesini talep ettik. Üzerine silah sistemlerinin monte edilmesi nedeniyle Predetörler, İsrail’in ürettiği Heron’lara nisbeten birkaç gömlek üstte.
Hedef belirlendikten sonra ayrıca bir savaş uçağı kaldırmaya gerek yoktur. İmha etmek mümkün. Ayrıca teröristlerin eşkali yüklendikten sonra, predetörler tarama yapacak sistemlere sahip.
Başbakan Erdoğan’ın,”Parasını ödediğimiz halde İsrail Heronlarımızı teslim etmiyor” diye tepki göstermesine neden olan Heronlar konusunda ise yeni bilgilere ulaştım. İsrail’in elinde olan Heron’lar bizim daha önce 188 milyon dolara aldığımız 10 adet Herondan biri değil. İsrail’in elinde şu anda 3 adet Heronumuz var. Bunlar 2007 yılında 15 Milyon dolara kiraladığımız 3 adet Heron.
İsrail’den aldığımız Heronlardan ise düşen var, arızalanan var. Ama şurası sevindirici ki, birkaç yıllık çalışma sonucunda firmalarımız İsrail’in Heron’larına yakın özelliklere sahip İnsansız Hava Araçlarını üretmeyi başardılar. Bunlar Vestel ile Kale-Bayraktar konsorsiyumu. Ayrıca bir de TAI’nın çalışması var.
Türk firmaları Taktik İHA ile mini İHA’ları üretip TSK’ya teslim etti. Uydu sistemleri konusunda da zamanında çalışmalara başlansaydı, biz PKK’nın Kandil’deki sabah tekmilini canlı olarak izleyebilecektik. Laf olsun diye BBG evi gibi izliyoruz demek durumunda kalmayacaktık
.Devamı…

 

3. Ergun BABAHAN (Star 4 Ekim 2011)
27 Nisan muhtırası bu nedenle verildi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Derin Devlet’in başı cumhurbaşkanıdır değerlendirmesi Wikileaks belgelerinde yeralmıştır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu profilin dışında bir siyasetçiydi. Onun için 27 Nisan akşamı doğrudan kendisini hedef alan bir e-muhtıra yayınlandı.

Anayasa Mahkemesi o nedenle hukuk tarihinde koskoca bir kara leke olarak kalacak meşhur 367 kararını verdi.

Derin Devlet bir numaralı mevkiini kaybetmek istemiyordu. Sadece Abdullah Gül muhafazakar bir gelenekten geldiği, eşi başörtülü olduğu veya hükümetle uyum içinde çalışacağı için değil.

Demokrat olduğu için, hukuka inandığı ve saygı duyduğu için istemediler Gül’ü.

Sağolsun Cumhurbaşkanı Gül de bu korkularını boşa çıkarmadı. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve gazeteci Hrant Dink’in ölümlerinde Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye sokarak asker, polis ve yargı üçlüsünün karanlıkta bıraktığı noktaların üzerine gitti. Muhsin Yazıcıoğlu kazasındaki gelişmeleri biliyorsunuz.

Aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu çok sayıda kişi, kazanın aydınlatılmasına yarayacak delilleri kararttığı iddiasıyla tutuklandı. Aslında bu rapora rağmen olay örtbas edilmek istenildi.

Ta ki Cumhurbaşkanı Gül, Almanya gezisinde olayın bizzat üzerine gidip “O özel vidaları keçiler mi söktü?” sorusunu seslendirinceye kadar.

Cumhurbaşkanı Gül vidaları kimin ve neden söktüğünü biliyordu ve olayın örtbas edilmesine izin vermeyeceğini belli etti. Delillerin karartılması 3-5 subayın kendi kafasına göre yapacağı bir işlem değil.Devamı…

 

 

 

 

4. Hasan Celal GÜZEL (Sabah 4 Ekim 2011)

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Gül, TBMM‘nin yeni yasama yılının açılışında tarihî bir konuşma yaptı. Konuşmasında, yargıdan ekonomiye ve dış politikaya kadar her konuda önemli noktalara temas eden Gül‘ün, özellikle Yeni Anayasa konusundaki belirleyicive aydınlatıcı ifadeleri, yeni anayasa çalışmalarına ışık tutacak boyutta son derece önemli tespitler oldu. Anayasa’nın ilkelerinden bahsederken Gül, ‘Devletin birliği ve bölünmez bütünlüğü, temel siyasî hedefimiz ve tartışmaya açık olmayan ilkemizdir’dedi. Ayrıca, ‘Cumhuriyet’in temel ilkelerinden tâviz vermeyen bir anayasa‘ tarifiyle Cumhurbaşkanı Gül, bir bakıma kendi ‘kırmızı çizgileri‘ni belirtmiş oldu. Cumhurbaşkanı‘nın Yeni Anayasa için söylediklerine iştirak ediyoruz. Yalnız bazı ifadelerinin derinden tahliline ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.

***

Cumhurbaşkanı, ‘Yeni Anayasa hiçbir özel fikrin, partinin, ideolojinin mührünü taşımamalıdır. Anayasanın taşıması gereken tek mühür milletimizin mührü olmalıdır’ diyor. ‘Türkiyelilik’ bir millet tavsifi olmadığına ve‘Türkiye Milleti’ gibi gülünç bir tâbir bulunmadığına göre, herhaldeCumhurbaşkanımızın Anayasa‘nın taşıması gereken tek mühürden kastettiği milletimiz ‘Türk Milleti’dir. Bunun etnik bir nitelendirme olmadığı ve sadece bir‘üst kimliği’ ifade ettiği bilinen bir gerçektir. Zaten Cumhurbaşkanı da bir hayli uzun olan konuşmasında, yer yer ‘Türk’tavsifinde bulunmuş; ‘sadece AB halkları değil Türk halkı’, ‘Kıbrıs müzakeresinde Türk tarafı’, ‘Türk milletinin Arap halkının yanında olduğu’ ve defaatle ‘Türk ekonomisi’ gibi ifadeleri haklı olarak kullanmıştır. Cumhurbaşkanı konuşmasında, ‘Çare, ideolojik ve etnik odaklı bir dille çatallaşmaya gitmeden, demokratik gelişim yolunda adımlar atmaktır’diyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün önceki ifadesinden ve bu söylediklerinden kastı, 1982 Anayasası’nın ‘Başlangıç İlkeleri’nde edebiyatı yapılan ve ‘Cumhuriyet’in nitelikleri’ maddesinde zikredilen, ne olduğu tam olarak belli olmayan‘Atatürkçülük’ (Kemalizm) ise bunu anlayabiliriz.Devamı…


5. Mümtaz’er TÜRKÖNE (Zaman 4 Ekim 2011)

İdeolojisi olmayan anayasa

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeni yasama yılını açış konuşmasında önümüze koyduğu hedef bu. İdeolojisi olmayan bir anayasa yapacağız.
Peki 50 yılın alışkanlığından vazgeçmek kolay mı? İdeolojisi olmayan bir anayasa yapmak her şeye yeniden başlamak demek. Boş bir kâğıdın üzerine yeniden bir tarih yazmaya girişmek. Bir Tabula Rasa. Yeni anayasa çalışmalarının umut dolu başlangıcını da bu deyim karşılıyor. Ancak Tabula Rasa’nın iki önemli anlamı var
.
Birincisi her şeyin konuşulabildiği bir sınırsız alan. Hiçbir şart yok. İkincisi ise yeni, taze bir başlangıç. Bu iki anlam birbirini tamamlıyor. Yeni bir başlangıç yapabilmek için her şeyin konuşulabilmesi lâzım. Her şeyin konuşulabilmesi için yeni bir başlangıç yapılması lâzım. Türkiye’nin mevcut anayasası aslında 12 Eylül’de darbe yapan askerlerin yaptığı anayasa değil. O tarihten bugüne, özellikle 1994’ten sonra AB uyum sürecinin de etkisiyle Anayasa’da çok köklü değişiklikler yapıldı. Özellikle geçen sene 12 Eylül’de yapılan ve 12 maddeyi kapsayan referandum çok büyük bir adımdı. Sağlıklı bir demokrasiyi, özgürlükçü bir toplumu engelleyen çok fazla madde kalmadı. Ancak anayasa konusunun, somut anayasa maddeleri üzerinde uzlaşılmasından önce Türkiye’de siyasî iklimi bütünüyle değiştirecek derin bir psikolojik boyutu var. Bu toplum yeni bir anayasa yapmalı. Ve yeni anayasasını, 2012 tarihini, kaleme alanların TBMM olmasını temin etmesi lâzım. Toplum için, siyasî seçkinler için bir özgüven ve demokrasi için bir güç gösterisi fırsatı. Olgunlaşıp bu hale gelmiş bir fırsatı geri çevirmek siyaseten mağlup olmak demek. AK Parti hükümeti ve yeni anayasanın sürükleyici en önemli aktörlerinden olan Cumhurbaşkanı herkesi kucaklayan ve toplumu bütünüyle seferber eden bir siyasî dil kullanıyorlar. Toplumun her kesimini dahil eden Meclis gruplarını sayısal ağırlıklarına göre değil, eşit temsil ilkesine göre anayasa tartışmalarının tarafı haline getiren nazik, medenî ve uzlaşmacı bir dil bu. Bugüne kadar anayasada en uç görüşleri savunanlar bile, bu uzlaşma atmosferinin dışına çıkmaya cesaret edemedi. Çok ılımlı, yapıcı ve umut vaat eden bir durum bu. Bu kadar iyimser olmak ve Tabula Rasa’dan bahsetmek fırsatını neye borçluyuz? Sağlam bir sebep var
.Devamı…


6. Fehmi KORU (Star 4 Ekim 2011)
Neden bir sonraki seçimi de AK Parti kazanır?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üç genel seçimi oyları sürekli artarak kazanan iktidar partisi bizde ilk kez oluyor. Genelde ilk seçim başarısından sonra, değişik sebeplerle, iktidar partisinin oyları düşer. Ak Parti’nin oyları ise sürekli artıyor. Önceki iktidarlar “Oyumuz neden düşüyor?” sorusuna cevap ararlardı, Ak Parti kurmayları için araştırılmaya değer soru farklı: “Oyumuz neden artıyor?”

Ak Parti ile diğer iktidarlar arasında önemli bir fark daha var: Öncekiler oyların neden azaldığını anlamaya çalışır gibi yapardı; Ak Parti ise her seçimde eklenen yeni oyların kendisini tercih sebebini gerçekten araştırıyor.

12 Haziran seçiminin hemen sonrasında başlatılan ve kısa süre önce Başbakan Tayyip Erdoğan’a da sunulan araştırmada, 26 ilde 28 binden fazla Ak Parti seçmenine sorular yöneltilmiş. İlginç bir tablo ortaya çıkmış: Ak Parti her bölgeden, cinsiyetten, her kesimden ve her eğilimden oy alıyor…

Kadınların daha yüksek oranda Ak Parti’yi tercih etmeleri anlaşılabilir; hem kadınların partide çok faal olmasından, hem de her seçimde daha fazla kadını aday göstermesinden… Sorulmasa asla akla gelmeyecek bir durumu da ortaya koymuş araştırma: Ak Parti seçmen temelinde ‘ideolojik kalıpları’ yıkmış…

Şu tabloya biraz yakından bakın:

İdeolojik eğilimlerini belirlemek için sorulan “Kendinizi nasıl tanımlarsınız?”sorusuna Ak Parti seçmenlerinin verdiği cevaplar şöyle: 27.1 muhafazakâr; 24.4 Türk milliyetçisi; 16.4 Atatürkçü-Kemalist; 7.2 sosyal demokrat; 5.9 liberal demokrat; 3.0 ulusalcı; 1.4 Kürt

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

*

cikcik tivitır