<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güzel Sözlerim</title>
	<atom:link href="http://www.guzelsozlerim.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.guzelsozlerim.com</link>
	<description>En güzel sözler, hazır komik, aşk, sevgi, kutlama, tebrik mesajları, anlamlı, özlü, felsefi, ata sözleri, aşk şiirleri ve msn nickleri paylaşılır.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 11:04:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Sebze ve meyveleri yıkamak yetmiyor</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/sebze-ve-meyveleri-yikamak-yetmiyor/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/sebze-ve-meyveleri-yikamak-yetmiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 11:04:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1657</guid>
		<description><![CDATA[Salmonella ve E.Coli gibi patojen maddeler çiğ sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunmaktadır.Amerikalı bilim adamları sebze ve meyvelerin defalarca yıkanmasına rağmen bakteri tehlikesinin devam ettiğine dikkat çekti. Tehlikeli bakteriler besin değerlerinin taşındığı bölümler dahil bitkilerin tüm temel dokularında bulunabiliyor. Yani, patojenler meyve ve sebzelerin sadece yüzeyinde bulunmuyor. Sirkeli suda bekleterek bu mikropları öldüremezsiniz. Bunun tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Salmonella ve E.Coli gibi patojen maddeler çiğ sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunmaktadır.Amerikalı bilim adamları sebze ve meyvelerin defalarca yıkanmasına rağmen bakteri tehlikesinin devam ettiğine dikkat çekti.<br />
<strong>Tehlikeli bakteriler besin değerlerinin taşındığı bölümler dahil bitkilerin tüm temel dokularında bulunabiliyor. Yani, patojenler meyve ve sebzelerin sadece yüzeyinde bulunmuyor.</strong><br />
Sirkeli suda bekleterek bu mikropları öldüremezsiniz. Bunun tek çaresi ozonlu su ile yıkamaktır. Ozonlu su, yıkanan sebze ve meyveleri, bakteri ve mikroplardan arındırır, gıdalarınızın ömrü uzatır. Sadece meyve ve sebzeler için değil, et, tavuk, balık hatta elde yıkadığınız bulaşıkları da bakterilerden arındırmış olur.<br />
Tarımsal ilaçlamaların neden olduğu zararlı bakterilerden, pazarda herkesin dokunduğu sebze ve meyvelerde ki mikroplardan kurtulmanın tek yolu DEWELLI Musluk Tipi Ozon Cihazı. Sebze, meyve, et, balık, tavuk her türlü yiyeceğinizi daha uzun süre saklamaya yarar. Tüm zararlı bakteri ve kimyasallardan ailenizi korur. Zararlı bakteri ve kimyasallardan kurtulmak için sitemizi ziyaret edip, güvenli bir şekilde sipariş vermeniz yeterlidir.<br />
Ozonlu suyun faydaları çok fazladır. Sadece yiyeceklerinizdeki bakteri ve kimyasalları yok etmekle kalmamaktadır. Elinizde oluşan kesikleri kısa sürede iyileştirme özelliğine sahiptir. Cildinizi besler daha yumuşak ve sağlıklı bir görünüm sağlar.<br />
<strong>DEWELLI MUSLUK TİPİ OZON CİHAZI NEDİR NASIL ÇALIŞIR?</strong><br />
*Cihazın kurulumu çok kolaydır. Bakım maliyeti yoktur.<br />
*Ozon üretimi için gerekli olan elektrik enerjisini musluk suyunun gücüyle elde ederek, akan suyun ozonlanmasını sağlar.<br />
*Meyve, sebze, et, tavuk, balık vs. üzerindeki tüm bakterileri yok eder.<br />
*Eski yöntem olan sirkeli suda bekletmenize gerek kalmaz<br />
*Sebze ve meyvelerde ki böcek ilaçları, zirai kimyasallar ve bakterileri elimine eder.<br />
*Yiyecekleri korur. Uzun süre taze kalmasını sağlar.<br />
*Kötü kokuları yok eder.<br />
*Masaüstü, mutfak gereçleri, cam ürünler, bebek gereçleri, oyuncaklar ve tekstil ürünleri yıkanarak  sterilize edilmiş olur.<br />
*Evcil hayvanlar ozonlanmış su ile yıkanırsa kötü kokulardan, bakteri ve maytlardan arındırılmış olur. *Canlı çiçeklerin daha uzun süre yaşamasını ve gözle görülür şekilde hızla büyümesini sağlar.<br />
*Ağız hijyeni sağlar. Ağız kokusunu yok eder. Aft ve uçuklarda tedavi etkisi gösterir.<br />
*Yüzünüze ve cildinize daha yumuşak ve daha sağlıklı bir görünüm sağlar.<br />
*Cildinizde oluşan kesik, yanık ve yaralanmaların daha hızlı iyileşmesini sağlar, sancısını dindirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/sebze-ve-meyveleri-yikamak-yetmiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Başkanın seferad aşkı</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/chpli-baskanin-seferad-aski/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/chpli-baskanin-seferad-aski/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 09:52:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[hristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[turkiyede hristiyanlik]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1650</guid>
		<description><![CDATA[Hıristiyanların artan zulümleriyle 1492 yılı sonrasında İspanya&#8217;dan kovularak İzmir&#8217;e yerleşen Sefarad Yahudi toplumunun Ege&#8217;deki kültürel tarihinde önemli bir yeri olan &#8220;boyoz festivali&#8221; bu yıl CHP tarafından organize edildi. Sefarad mutfağının börek çeşitlerinden olan ve İzmir&#8217;li Yahudilerle özdeşleşen boyozun festivali Tartan&#8217;ın desteğiyle gerçekleşti. Festivale Posta gazetesi de sponsor oldu. BELEDİYE 30 BİN BOYOZ, 5 BİN DE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hıristiyanların artan zulümleriyle 1492 yılı sonrasında İspanya&#8217;dan kovularak İzmir&#8217;e yerleşen Sefarad Yahudi toplumunun Ege&#8217;deki kültürel tarihinde önemli bir yeri olan &#8220;boyoz festivali&#8221; bu yıl CHP tarafından organize edildi.<br />
Sefarad mutfağının börek çeşitlerinden olan ve İzmir&#8217;li Yahudilerle özdeşleşen boyozun festivali Tartan&#8217;ın desteğiyle gerçekleşti.<br />
Festivale Posta gazetesi de sponsor oldu.<br />
BELEDİYE 30 BİN BOYOZ, 5 BİN DE YUMURTA DAĞITTI<br />
Sabahın erken saatlerinden itibaren Kordon&#8217;a gelen İzmirliler, boyoz alıp kahvaltı edebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Büyük izdiham yaşanan festivalde katılımcılara daha önce hazırlanan 30 bin boyoz ve 5 bin haşlanmış yumurta İzmirlilere ikram edildi. Ancak bunlar da yetmeyince boyoz ustaları alanda kurulan tezgahlarda yaptıkları boyozları pişirerek servisi sürdürdüler.<br />
TARTAN:&#8221;YAHUDİ KARDEŞLERİMİZİN BİZE BİR ARMAĞANI&#8221;<br />
Festivalin düzenleyicisi Konak Belediye Başkanı CHP&#8217;li Hakan Tartan, “Birinci Boyoz Festivali İzmir&#8217;e farklı bir renk getirdi. Boyoz, 500 yıl önce İspanya&#8217;dan gelen Yahudi kardeşlerimiz tarafından İzmir&#8217;e taşındı. Biz de boyoz vasıtasıyla Türkiye&#8217;ye sevgi, barış mesajı veriyoruz&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/chpli-baskanin-seferad-aski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bunu yaptırmayana su ve elektrik yok</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/bunu-yaptirmayana-su-ve-elektrik-yok/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/bunu-yaptirmayana-su-ve-elektrik-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 09:51:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[elektirikler]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu deprem sigortasi]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu sigorta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1647</guid>
		<description><![CDATA[Zorunlu deprem sigortası yaptırmayanlar devletin sunduğu afet yardımından yararlanamayacak; su, elektrik ve doğalgaz abonelik işlemlerinde sigorta şartı aranacak. Zorunlu deprem sigortasına yeni düzenleme getiren Afet Sigortaları Kanunu geçtiğimiz hafta, Meclis&#8217;ten geçti. Böylece, 2000 yılında Kanunu Hükmünde Kararname ile başlayan zorunlu deprem sigortası uygulaması, 12 yıl aradan sonra nihayet yasalaşmış oldu. Ağustos ayında Kanunun yürürlüğe girmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zorunlu deprem sigortası yaptırmayanlar devletin sunduğu afet yardımından yararlanamayacak; su, elektrik ve doğalgaz abonelik işlemlerinde sigorta şartı aranacak. Zorunlu deprem sigortasına yeni düzenleme getiren Afet Sigortaları Kanunu geçtiğimiz hafta, Meclis&#8217;ten geçti. Böylece, 2000 yılında Kanunu Hükmünde Kararname ile başlayan zorunlu deprem sigortası uygulaması, 12 yıl aradan sonra nihayet yasalaşmış oldu. Ağustos ayında Kanunun yürürlüğe girmesi ile zorunlu deprem sigortasında önemli değişiklikler olacak. Bugüne kadar sadece tapu işlemlerinde deprem sigortası zorunluluğu aranırken, Kanunla birlikte su ve elektrik abonelik işlemlerinde de önce sigorta yaptırılması istenecek. Sigorta yaptırmayanlar konutlarına su, elektrik bağlatamayacak. Aynı şekilde deprem sigortası yaptırmayanlar, herhangi bir depremde devletin, konut kredisi verme ve deprem konutu yapma yardımlarından da yararlanamayacak.<br />
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, yeni yasa ile zorunlu deprem sigortasında ürün olarak hiçbir değişiklik öngörülmediğini, sadece tsunaminin de teminat kapsamında olduğunun açık bir şekilde düzenlendiğini söyledi. Yazıcı, “Yeni yasada, tapu ve konut kredilerine ek olarak elektrik, su abonelik işlemlerinde de kontrol noktaları öngörülüyor. Bu yeni kontrollerin zorunlu deprem sigortalı konutların sayısının artmasında önemli rol oynayacağını düşünüyoruz” dedi.<br />
<strong>Faaliyet alanı genişledi</strong><br />
Selamet Yazıcı, yeni düzenleme ile DASK&#8217;ın faaliyet alanının diğer doğal afetleri içerecek şekilde genişletildiğini belirterek, “Sigorta şirketlerince teminat verilememesi durumunda sel, yer kayması, fırtına ve benzeri doğal afetler için kamu yararı açısından gerek görülmesi halinde DASK tarafından teminatı verilebilecek. Bu düzenleme ile amaçlanan husus, doğal afet riskleri bakımından sigorta piyasasında yaşanabilecek boşlukları DASK&#8217;ın doldurması ve vatandaşlarımızın sigortasız kalmasının önüne geçilmesidir” dedi. Selamet Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Deprem sigortalı konutların sayısı 3.8 milyonu aştı. Hedefimiz, hem sigorta bilincini artırmak hem de beş yıl içinde sigortalı konut sayısını 10 milyona çıkarmak.” <strong> Elektrik, su aboneliğine sigorta şartı geldi</strong><br />
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, bugüne kadar zorunlu deprem sigortası kontrolünün sadece tapu işlemlerinde ve konut kredilerinde yapıldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigortanın varlığı elektrik ve su abonelik işlemlerinde de kontrol edilecek. Hem mevcut evlerde hem de bundan sonra yapılacak evlerde abone değişikliği olması durumunda, zorunlu deprem sigortası yapılmış olması gerekiyor. Bu tür abonelik işlemlerinin, kiracıların değişmesi nedeniyle sayıca tapudaki alım-satım işlemlerden çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Bu nedenle sigortalılık oranının artışını sağlayacak etkin bir kontrol olacağını düşünüyoruz.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/bunu-yaptirmayana-su-ve-elektrik-yok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>29 senin ardından</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/29-senin-ardindan/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/29-senin-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:27:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahce]]></category>
		<category><![CDATA[fenerin kupasi]]></category>
		<category><![CDATA[fner kupasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1674</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe, acılarla dolu bir sezonu harika bir gece ve çok anlamlı bir kupa ile kapattı. Neredeyse 30 yıldır alamadıkları kupayı dün gece harika bir futbol ve müthiş bir şovla aldılar. İlk sözümüz Alex&#8217;e&#8230; Biraz oynadı mı, Fenerbahçe&#8217;nin herşeyi oluyor. Dün gece üç gol attırdı bir de gol de attı ve &#8220;İşte ben Alex&#8217;im&#8221; dedi. Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe, acılarla dolu bir sezonu harika bir gece ve çok anlamlı bir kupa ile kapattı. Neredeyse 30 yıldır alamadıkları kupayı dün gece harika bir futbol ve müthiş bir şovla aldılar. İlk sözümüz Alex&#8217;e&#8230; Biraz oynadı mı, Fenerbahçe&#8217;nin herşeyi oluyor. Dün gece üç gol attırdı bir de gol de attı ve &#8220;İşte ben Alex&#8217;im&#8221; dedi. Aslında dün gece Fenerbahçe herkesi şaşrttı. Zira her takım için şampyonluğu kaybetmek büyük bir travmadır. Cumartesi gecesi de bu travmayı yaşadılar. Sakatlıklar, yorgunluklar da cabası. Üstelik Bursaspor ligin hem çok diri hem de iyi olan ekiplerinden biriydi. Buna rağmen Fenerbahçe&#8217;nin dün geceki performansı inanılır gibi değil. Tabii bunda çok önemli unsurlar var. Böyle bir final maçına daha ilk dakikada golle başlamak büyük avantaj. Dün gece de Alex&#8217;in pası ve Caner&#8217;in golüyle gelen erken skor avantajı Bursaspor&#8217;un bütün stratejisini alt üst etti. Aslında bu dakikadan sonra herşey Fenerbahçe&#8217;nin istediği gibi gelişti. İstedikleri gibi pas yaptılar. Sağ kanadı Mehmet Topuz ve Gökhan&#8217;la çok iyi kullandılar. Solda da Caner ve Ziegler iyi organize oldular. Ve pek tabii ki Alex bütün gollerin baş mimarı oldu.<br />
Dikkat et Bülent kardeşim! Cristian&#8217;ın attığı gole bakın&#8230; Alex arkasındaki Cristian&#8217;a bırakıveriyor ve Cristian yıln en güzel gollerinden birini atıyor. Dedik ya, dün geceki Fenerbahçe sanki üç gün önce şampiyonluğu kaybetmiş Fener değil de sezona yeni başlamış bir Fenerbahçe gibiydi. Dün gece bizi şaşırtan Bursaspor&#8217;un performansı oldu. Son yıllarda böylesine kritik maçlarda ilk defa bu kadar kötü, bu kadar etkisiz oynadılar. Gelelim hakem Bülent Yıldırım&#8217;a&#8230; Çok iyi bir sezon geçirdi ama sevgili Bülent kardeşim dün geceki çok kolay maçta sarı kartlarını öylesine yanlış kullandı ki, anlayamıyorum! Gol sonrası Cristian formasındaki amblemi gösterdi diye sarı kart gösterdi. Emre faule maruz kaldı veya kalmadı kendini attı diye sarı kart gösterdi. Sonra Musa&#8217;nın kırmızı kartlık tekmesini sarı kartla geçiştirdi. Biraz daha dikkat lütfen.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/29-senin-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahçeli&#8217;den acı itiraf</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/bahceliden-aci-itiraf/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/bahceliden-aci-itiraf/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:14:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[arabacilar]]></category>
		<category><![CDATA[bahcelinin arabasi]]></category>
		<category><![CDATA[mhp lideri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1660</guid>
		<description><![CDATA[MHP lider Devlet Bahçeli, 43 yıllık partinin eski arabası kadar ilgi görmediğini söyledi. Bahçeli bir grup gazeteciyle gündemde öne çıkan konuları değerlendirdi. Bahçeli, Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök&#8217;ün, &#8216;Benim Volvo 19 yaşında, askere göndereceğiz, Bahçeli&#8217;ninki bedelli askerliği bekliyor&#8217; sözlerinin hatırlatılması üzerine &#8220;Özkök arabayla ilgili konuşmuş, okudum. Bizimkisi de askere gidecek, bedelli çıksa da gitse. Türkgücü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MHP lider Devlet Bahçeli, 43 yıllık partinin eski arabası kadar ilgi görmediğini söyledi.<br />
Bahçeli bir grup gazeteciyle gündemde öne çıkan konuları değerlendirdi. Bahçeli, Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök&#8217;ün, &#8216;Benim Volvo 19 yaşında, askere göndereceğiz, Bahçeli&#8217;ninki bedelli askerliği bekliyor&#8217; sözlerinin hatırlatılması üzerine &#8220;Özkök arabayla ilgili konuşmuş, okudum. Bizimkisi de askere gidecek, bedelli çıksa da gitse. Türkgücü Ülkücüspor&#8217;un açılışına gittik, aklımızca mesaj verdik. <strong>&#8217;43 YILLIK PARTİ BU KADAR İLGİ GÖRMEDİ&#8217;</strong> &#8216;Siyasetle sporu karıştırmıyoruz&#8217; diye, özel aracımızla geldik. Kameraların ilgisi ne kadar çoktu. 43 yıllık partiye bu kadar ilgili gösterilmedi.&#8221; dedi.<br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta Türkgücü Ülküspor Kulübü Devlet Bahçeli Sosyal Tesisleri&#8217;nin açılışına katılmıştı. Açılış programına 1987 model Volvo marka beyaz otomobilini kendi kullanarak gelen Bahçeli herkesi şaşırtmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/bahceliden-aci-itiraf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayasofya&#8217;da 30 bin kişi saf tutacak</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/ayasofyada-30-bin-kisi-saf-tutacak/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/ayasofyada-30-bin-kisi-saf-tutacak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:54:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofya nerede]]></category>
		<category><![CDATA[ayasofyam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1655</guid>
		<description><![CDATA[1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ibadete kapatılan Ayasofya&#8217;nın yeniden ibadete açılması için Anadolu Gençlik Derneği, yaklaşık 30 bin kişi ile 26 Mayıs&#8217;ta Ayasofya önünde bir araya gelerek cemaat halinde öğle namazını kılacak. AGD, Fatih Sultan Mehmet&#8217;in vakfiyesine uygun olarak Ayasofya&#8217;nın cami statüsünde ibadete açılmasını istiyor. 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ibadete kapatılan Ayasofya&#8217;nın yeniden ibadete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ibadete kapatılan Ayasofya&#8217;nın yeniden ibadete açılması için Anadolu Gençlik Derneği, yaklaşık 30 bin kişi ile 26 Mayıs&#8217;ta Ayasofya önünde bir araya gelerek cemaat halinde öğle namazını kılacak. AGD, Fatih Sultan Mehmet&#8217;in vakfiyesine uygun olarak Ayasofya&#8217;nın cami statüsünde ibadete açılmasını istiyor.</p>
<p>1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ibadete kapatılan Ayasofya&#8217;nın yeniden ibadete açılması için Anadolu Gençlik  Derneği, &#8220;zincirler kırılsın Ayasofya açılsın&#8221; söylemine ısrarla devam ediyor. Dün Ayasofya önünde bir araya gelen AGD&#8217;li yöneticiler, İstanbul&#8217;un fethedildiği Mayıs ayı içerisinde Ayasofya&#8217;nın ibadete açılmasını gündeme getirdi. Ayasofya önünde düzenlen basın toplantısına AGD Genel Başkanı Salih Turhan, AGD İstanbul Şube Başkanı Serhat Akçay ile AGD İstanbul il ve ilçe yöneticileri katıldı. Grup adına basın açıklamasında bulunan AGD Genel Başkanı Turhan,  &#8220;Sümela Manastırı&#8217;nda 88 yıl sonra ilk kez ayin yapılmasına müsaade eden hükümetimiz 78 yıldır Kur&#8217;an&#8217;a hasret bulunan Ayasofya&#8217;yı ibadete açmalıdır&#8221; dedi. 26 Mayıs&#8217;ta zincirler kırılacak<br />
Her yıl geleneksel olarak düzenlenen İstanbul&#8217;un fethi şöleni bu sene 26 Mayıs&#8217;ta İnönü Stadyumu&#8217;nda gerçekleştirilecek. Türkiye&#8217;nin dört bir yanından davetlilerin olacağı fetih şölenine yurtdışından da çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcilerinin katılması bekleniyor. Aynı zamanda Ayasofya&#8217;da 78 yıl aradan sonra namaz kılacaklarını ifade eden Turhan, &#8220;26 Mayıs&#8217;ta saat 14.30&#8242;da öğle namazını kılmak üzere Ayasofya önünde toplanacağız. Bu eylem ve ibadetimize yaklaşık 30 bin kişinin katılımını bekliyoruz&#8221; dedi. Fatih ilk Cumayı Ayasofya&#8217;da kıldı<br />
İstanbul&#8217;un fethinden sonra ilk Cuma namazının Ayasofya&#8217;da kılındığını söyleyen Turhan,&#8221; İstanbul&#8217;un fethinin 559. Yıldönümü münasebetiyle yıllardır vicdanımızı rahatsız eden bir durumdan bahsetmek istiyoruz. Ayasofya&#8217;nın camiye tahvil edilişinin üzerinden 559 sene geçti. Sultan Fatih, İstanbul&#8217;u fethinde büyü bir kalabalıkla Ayasofya&#8217;ya gelip burada ilk Cuma namazını kılmış ve Ayasofya resmen camii olmuştu. Ayasofya&#8217;da kılınan bu ilk Cuma namazında hutbeyi Fatih okumuş, namazı da hocası Akşemseddin hazretleri kıldırmıştı. Bilindiği gibi 1934 yılından bu yana Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrilen Ayasofya, ibadete kapalı bir şekilde durmaktadır. Ayasofya 78 yıldır mahzun bir halde hemen yanı başında bulunan Sultanahmet Camii&#8217;ne imrenerek bakmaktadır&#8221; diye konuştu. Fatih&#8217;in bizlere emaneti<br />
Ayasofya&#8217;yı &#8220;Hakk&#8217;ın batılı kuşatması&#8221; olarak değerlendiren Turhan, bugünkü durumun Fatih&#8217;in ve şehitlerin kemiklerini sızlattığını söyledi. Turhan şöyle konuştu: &#8220;Fatih&#8217;in bizlere emanet olan ve Hakk&#8217;ın batıla galebesinin simgesi olan Ayasofya, ibadete açılacağı günü beklemektedir. Ayasofya ne taş, ne de binadır.  Ayasofya Hakk&#8217;ın batılı kuşatmasıdır. Ayasofya, üzerinde yaşadığımız bu diyarın İslam beldesi olduğunun sembolüdür. Fethin nişanı ve Sultan Fatih&#8217;in vakfıdır. Ayasofya&#8217;nın ibadete kapatılması Fatih&#8217;in ve şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktır. Bu konu sadece bizim değil bütün ümmetin derdidir. Herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. En kısa zamanda Ayasofya üzerindeki oyunların bozulup hak ettiği değerine kavuşması ve kıyamete kadar da cami olarak kalması istediğimiz büyük bir dua ve beklentimizdir.&#8221; Sümela&#8217;da ayin yaptıran hükümet Ayasofya&#8217;yı da açmalı<br />
Hükümetin azınlık gayri Müslimlere tanıdığı haklara değinen Turhan, hükümete şu sözlerle yüklendi: &#8220;Sümela Manastırı&#8217;nda 88 yıl sonra ilk kez ayin yapılmasına müsaade eden, üç milyon liralık bütçe ile Van Akdamar Kilisesi&#8217;ni restore eden hükümetimiz 78 yıldır Kur&#8217;an&#8217;a hasret bulunan Ayasofya&#8217;yı ibadete açmalıdır. Bu ülkenin azınlıklarına gösterilen hoşgörü ve özgürlük ülkemizin kahir ekseriyetini oluşturan Müslümanlardan esirgenemez. Anadolu Gençlik Derneği olarak dün olduğu gibi bugün de &#8216;zincirler kırılsın Ayasofya açılsın&#8217; demeye devam ediyoruz. Dolayısıyla İstanbul&#8217;un fethinin içinde bulunduğumuz 559. yıldönümünde Ayasofya&#8217;nın ibadete açılmasını savunuyoruz. Bu mücadelemiz ise sonuç alıncaya kadar devam edecektir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/ayasofyada-30-bin-kisi-saf-tutacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhabirlerimiz özel ve güzel haberlere imza attılar</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/muhabirlerimiz-ozel-ve-guzel-haberlere-imza-attilar/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/muhabirlerimiz-ozel-ve-guzel-haberlere-imza-attilar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilikte]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin kuluoglu]]></category>
		<category><![CDATA[kafkasya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1644</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle, &#8220;Zalim Beşşar&#8221;ın &#8220;kan gölü&#8221; haline getirdiği Suriye&#8217;de esir alınan ve &#8220;66 gün&#8221; boyunca &#8220;1-2 metrekarelik zindan&#8221;larda tutulduktan sonra önceki gün serbest bırakılan Adem Özköse ve Hamit Coşkun&#8217;a geçmiş olsun demek istiyoruz&#8230; Gerçek Hayat dergisi ve Milat gazetesi mensubu olan bu iki meslektaşımız, &#8220;meslektaşlık&#8221;tan da öte, bizim için &#8220;arkadaş&#8221; ve &#8220;kardeş&#8221;tirler&#8230; Adem ve Hamit&#8217;in serbest [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle, &#8220;Zalim Beşşar&#8221;ın &#8220;kan gölü&#8221; haline getirdiği Suriye&#8217;de esir alınan ve &#8220;66 gün&#8221; boyunca &#8220;1-2 metrekarelik zindan&#8221;larda tutulduktan sonra önceki gün serbest bırakılan Adem Özköse ve Hamit Coşkun&#8217;a geçmiş olsun demek istiyoruz&#8230;<br />
Gerçek Hayat dergisi ve Milat gazetesi mensubu olan bu iki meslektaşımız, &#8220;meslektaşlık&#8221;tan da öte, bizim için &#8220;arkadaş&#8221; ve &#8220;kardeş&#8221;tirler&#8230;<br />
Adem ve Hamit&#8217;in serbest bırakılmalarında; başta Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve İHH Başkanı Bülent Yıldırım olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.<br />
Adem Özköse ve Hamit Coşkun&#8217;un &#8220;rehin&#8221; alınmaları, sadece geçen haftanın değil, &#8220;son 9 hafta&#8221;nın olayıydı&#8230;<br />
Serbest bırakılmaları için hem &#8220;hükümetler&#8221; girdi devreye, hem de STK&#8217;lar!..<br />
Sonunda; biz arkadaşlarımıza kavuştuk, onlar da ailelerine&#8230;<br />
Adem ve Hamit&#8217;e bir defa daha &#8220;geçmiş olsun&#8221;, ailelerine de &#8220;gözünüz aydın&#8221; diyoruz&#8230;<br />
28 ŞUBAT&#8217;TA FİŞLENEN VALİLER<br />
Evet; Adem ile Hamit 66 gündür &#8220;esir&#8221;diler, &#8220;rehin&#8221;diler&#8230;<br />
Onları &#8220;zindan&#8221;a atan, elbette &#8220;Türkiye düşmanları&#8221;ydı&#8230;<br />
&#8220;Türkiye düşmanı&#8221; olmak için, illâ da Suriye&#8217;de Beşşar Esad olmak gerekmiyor&#8230; Türkiye&#8217;de yaşayıp da, &#8220;Türkiye düşmanı&#8221; olanlar da var.<br />
&#8220;Türkiye düşmanı&#8221; deyince, akla ilk gelenler, elbette &#8220;darbeci&#8221;ler ve &#8220;cuntacı&#8221;lardır.<br />
Muhabirimiz Murat Alan, geçen hafta, işte bu Türkiye düşmanı &#8220;28 Şubat cuntacıları&#8221;nın fişlemelerini deşifre eden bir habere imza attı&#8230;<br />
12 Mayıs Cumartesi günü &#8220;Hedefteki valiler&#8221; başlığı ile manşetten verdiğimiz haberde; &#8220;Vali&#8221;lerin, &#8220;kaymakam&#8221;ların ve &#8220;üst düzey bürokrat&#8221;ların nasıl fişlendiklerini gözler önüne serdik.<br />
&#8220;Fişlenenler&#8221; listesinde &#8220;17 vali, 29 kaymakam ve 370 üst düzey bürokrat&#8221; bulunuyordu&#8230; İsimlerin karşılarına; &#8220;İrticacı!.. İrtica eğilimli!.. Refah yanlısı!.. Tehlikeli!.. Eşi çarşaflı!.. İçki içmez!.. Beş vakit namaz kılar&#8221; gibi notlar düşülmüş!..<br />
Daha da enteresanı;<br />
&#8220;Mesut Yılmaz Hükümeti&#8221; döneminde başlatılan fişlemelerin, AK Parti döneminde durdurulması üzerine, devreye yeniden &#8220;asker&#8221;in girmesi&#8230;<br />
Düşünebiliyor musunuz;<br />
Aslî görevi &#8220;sınırları korumak&#8221; ve &#8220;terörle mücadele&#8221; etmek olan asker; dönemin Genelkurmay 2. Başkanı olan Org. Yaşar Büyükanıt&#8217;ın emriyle &#8220;aslî görev&#8221;ini bırakıp, &#8220;81 ilde vali ve kaymakam fişlemeye&#8221; başlamış!..<br />
Muhabirimiz Murat Alan&#8217;ın ele geçirdiği 2003 tarihli belgeye göre, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Büyükanıt&#8217;ın emri ile 81 il valisi, 731 ilçe kaymakamı ve tüm merkez valileri fişlenmiş.<br />
Askerin vali avına çıktığı bu dönemde terör olayları artarken, 2003-2007 yılları arasında 639 Mehmetçik şehit düşmüş!..<br />
Şükürler olsun ki; o karanlık günlerden kurtuldu Türkiye&#8230; Bugün; &#8220;asker&#8221;ler ve &#8220;iktidar&#8221; uyum içinde çalışıyor.<br />
&#8220;ATATÜRK BİLE KURTARAMAZ!&#8221;<br />
Muhabirimiz Murat Alan geçen haftaki haberlerinde &#8220;Türkiye&#8217;nin cuntacı geçmişi&#8221;ni deşifre ederken, muhabirimiz Hasan Tosun da &#8220;CHP&#8217;nin geleceği&#8221;ne ışık tutan bir habere imza attı&#8230;<br />
&#8220;Gürsel Tekin&#8217;in istifası&#8221; ile büyük bir şok yaşayan CHP, eski parti meclisi üyesi Berhan Şimşek&#8217;in sözleriyle de hayli sarsıldı.<br />
&#8220;Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi&#8221;ni topa tutup, &#8220;CHP&#8217;nin batma noktasına geldiğini&#8221; söyleyen Berhan Şimşek, CHP&#8217;nin gidişatını tek cümlede özetlemiş:<br />
&#8220;Bizi, Atatürk bile kurtaramaz!&#8221;<br />
Şimşek, genel başkanlığa aday olacağının da sinyalini vererek, demiş ki;<br />
&#8220;Neden olmasın?..<br />
CHP&#8217;de işlerin iyi gitmediğini herkes görüyor&#8230; Yeni bir duygu, yeni bir anlayış, yeni bir kadro, başından yenisi silinmiş CHP&#8217;yi ayağa kaldırmalıdır.&#8221;<br />
Kılıçdaroğlu&#8217;nun ekip kurmada son derece başarısız olduğunu kaydeden Şimşek, şöyle devam etmiş sözlerine:<br />
&#8220;Parti tavada yağ gibi, güneşte kar gibi eriyor. Söylenecek tek bir söz var: Olmadı Kemal Bey! Bu şekliyle bu yönetim devam etmez. Ya yol ver, ya bir yol aç ya da yoldan çekil. İttire ittire bu işler olmaz.&#8221;<br />
İşte böyle bir CHP, dün &#8220;İstanbul İl Yönetimi&#8221;ni seçmek için sandığa gitti&#8230; Bakalım, &#8220;CHP İstanbul İl Başkanlığı&#8221;na kim gelecek?.. Sonuçlar bugün veya yarın açıklanınca öğreniriz&#8230;<br />
KAZA DEĞİL SUİKAST<br />
Muhabirlerimiz Murat Alan ve Hasan Tosun gibi, Haber Müdürümüz İbrahim Acar da, geçen hafta &#8220;çok konuşulacak&#8221; bir habere imza attı.<br />
Habere geçmeden önce &#8220;olayın geçmişi&#8221; konusunda kısa bir hatırlatma yapalım.<br />
Malûm; Jandarma eski Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis&#8217;i taşıyan uçak 17 Şubat 1993 tarihinde düştü&#8230; Uçağın düşüşüyle ilgili sır perdesi aradan geçen 19 yıla rağmen hâlâ aralanamadı&#8230; Bitlis&#8217;in hayatını kaybettiği uçak, Ankara&#8217;dan Diyarbakır&#8217;a gidecekti. Eşref Bitlis&#8217;in de içinde bulunduğu Beech Super King Air BE-200 çift motorlu turbo-prop uçağı, Ankara Güvercinlik Üssü&#8217;nden 17 Şubat günü saat 12.19&#8242;da havalandıktan 7 dakika sonra Ankara Yenimahalle PTT İşletme Müdürlüğü&#8217;nün bahçesine düştü. İnfilak eden uçakta Orgeneral Eşref Bitlis&#8217;le birlikte 5 asker hayatını kaybetti.<br />
Ne var ki, olayın örtbas edilebilmesi için şimdiye kadar her yol denendi.<br />
Yıllarca &#8220;kaza&#8221; diye oyalanan Bitlis&#8217;in eşi ve çocukları &#8220;suikast&#8221; şüphesine inanma noktasına gelmişken, kazayla ilgili bilirkişi raporu yazan heyetin başkanı Prof.Dr. Ahmet Nuri Yüksel, geçen hafta Akit&#8217;e çarpıcı açıklamalarda bulundu.<br />
Eşref Bitlis&#8217;in ölümüyle sonuçlanan kazaya bakan Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi; İstanbul Teknik Üniversitesi&#8217;nden (İTÜ) üç kişilik bir bilirkişi heyetini tayin etti. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı olan Prof.Dr. Ahmet Nuri Yüksel, Uçak Mühendisi Prof.Dr. Oğuz Borat ve mukavemet hocası Doç.Dr. Zahit Mecitoğlu&#8217;ndan oluşan bilirkişi heyeti 18 aylık uzun bir araştırmanın ardından raporunu tamamlayarak mahkemeye sundu.<br />
Prof.Dr. Mehmet Nuri Yüksel, 17 Şubat 1993 tarihinde meydana gelen kazayla ilgili açılan davaya bakan Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 2-3 klasör içinde gönderdiği belgeler üzerinden, kendilerinden sadece; &#8220;Kaza pilotaj hatasından mı? Hava muhalefetinden mi? İmalat ve malzeme hatasından mı? Bakım-onarım hatası ve eksikliğinden mi?&#8221; sorularına cevap aramalarının istediğini hatırlattı.<br />
Bu sorulara cevap ararken çok titiz bir çalışma yaptıklarını belirten Prof. Yüksel, kazada pilotaj hatası, hava muhalefeti, imalat-malzeme ile bakım-onarım hatası görmediklerini kaydetti.<br />
Gazetemize ziyareti esnasında bunları söyleyen Mehmet Nuri Yüksel&#8217;e sorduk;<br />
&#8220;Madem pilotaj hatası yok!.. Madem hava muhalefeti, imalat-malzeme hatası ve bakım-onarım hatası yok; o halde &#8216;Kaza değil, suikast&#8217; diyebilir miyiz?&#8221;<br />
İşte verdiği cevap:<br />
&#8220;Bitlis Paşa&#8217;nın ölümünde kaza ihtimali yok&#8230; Suikast olduğu kesin&#8230; İyi araştırılırsa, altından darbeciler, Balyozcular çıkar!&#8221;<br />
Bunu da kayıtlara geçiriyor ve &#8220;Eşref Bitlis olayı&#8221;nı araştıranlara rehber olmasını diliyoruz.<br />
KULAOĞLU&#8217;NA ÖDÜL<br />
Muhabirimiz Hüseyin Kulaoğlu&#8217;nu da unutmadık tabiî&#8230; 400 yıldır işgale, sürgünlere ve katliama karşı ayakta kalma mücadelesi veren &#8220;Kafkasya Diasporası&#8221;nın da katılımıyla dün İmkAnder tarafından Haliç Kongre Merkezi&#8217;nde düzenlenen Uluslararası Kafkasya Konferansı&#8217;nda, muhabirimiz Hüseyin Kulaoğlu&#8217;na da &#8220;Gazetecilik Cesaret Ödülü&#8221; verilmiş&#8230; Arkadaşımızı tebrik ediyoruz.<br />
Yeni bir haftada güzel haberlerle karşılaşmak ümit ve temennisiyle, selâm ve saygılarımızı sunuyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/muhabirlerimiz-ozel-ve-guzel-haberlere-imza-attilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kimin maliyesi</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/kimin-maliyesi/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/kimin-maliyesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 15:40:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kimin maliyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1458</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki yazımızın özeti şöyleydi: &#8220;Ey Ak Parti&#8217;nin başkanından üyesine kadar bütün yetkilileri ve hassaten ey hükümet! Allah size bir fırsat ve imkan verdi. Millet sizi sevdi ve üç dönem iktidar etti. Kıymetinizi bilin. Bu nimeti halka hizmet için kullanın. Adaletli olun, hukuku üstün tutun. Mazlumdan yana olun, zalime fırsat vermeyin. İktidarı istismar ederek nimeti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir önceki yazımızın özeti şöyleydi:<br />
&#8220;Ey Ak Parti&#8217;nin başkanından üyesine kadar bütün yetkilileri ve hassaten ey hükümet! Allah size bir fırsat ve imkan verdi. Millet sizi sevdi ve üç dönem iktidar etti. Kıymetinizi bilin. Bu nimeti halka hizmet için kullanın. Adaletli olun, hukuku üstün tutun. Mazlumdan yana olun, zalime fırsat vermeyin.<br />
İktidarı istismar ederek nimeti nikmete çevirmeyin. Umudumuzu kırmayın. Böylece sadece yaşayanlardan değil, istikbalde gelenlerden bile hayır dua alın.<br />
Bu zamana kadar iyi işleriniz kötü işlerinize galip geldi. Hele de şu günlerde çeteler hizaya dizildikçe millet bayram ediyor. En azından böyle devam ediniz. Ağzımızın tadını kaçıracak işlerden uzak olunuz.<br />
Ama o da ne? Ne yapıyor ve ne diyor şu Maliye Bakanına Allah aşkına!&#8221;<br />
Habervaktim yazıyor: &#8220;Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, medya patronları Aydın Doğan, Mehmet Emin Karamehmet, Ferit Şahenk ve ünlü spor yorumcusu Şansal Büyüka&#8217;nın şirketlerine kestikleri milyar dolarlık &#8220;kumar cezasını idari bir tasarrufla kaldırdığını doğrularken, skandal uygulamayı özetle şöyle savundu:<br />
&#8220;Evet, bu şirketleri denetleyip, usulsüzlük tespit edince ceza kestik. Şirketler bize dava açtı ve cezaların yeniden değerlendirilmesini istedi. Biz de yeniden değerlendirdik ve cezaları iptal ettik. Cezayı geri çekme yetkimiz vardır. Bu olayda herhangi bir hukuksuzluk bulanmamaktadır.&#8221;( http://www.habervaktim.com/haber/bakandan-skandal-savunma-237531.html)<br />
Lafa bak hizaya gel: &#8220;Cezayı geri çekme yetkimiz vardır. Bu olayda herhangi bir hukuksuzluk bulanmamaktadır.&#8221;<br />
Olmadı işte Sayın Bakan! &#8220;Ahlak&#8221; diye, pardon &#8220;etik&#8221; bir şey var.<br />
Sistem ahlaksızlığı kanunlaştırdı ise, bu ahlaksızlığı yapmak ayıp değil mi? Vicdanı nereye koyacağız? Sorumluluk duygusu ne olacak?<br />
Her yasal olan, ahlaklı olmayabilir, o zaman bize bir sorumluluk düşmez mi?<br />
Mesela zina yasalara göre suç değil, hatta vergisi de alınırsa devlet bayram eder ve &#8220;vergilendirilmiş mal kutsaldır&#8221; diyerek genelev sermayesini bile kutsar. Hatta bir marifetmiş gibi bu yazıyı vergi dairelerinin duvarlarına büyük harflerle yazar. Zina yasal olunca yapmak ayıp olmaktan çıkıyor mu yani Sayın Bakan?<br />
&#8220;Özrü kabahatinden büyük&#8221; diye buna derler herhalde.<br />
Üstelik kumar cezasıdır affedilen…<br />
İki kere ayıp yani…<br />
Başbakanın bundan haberi var mı acaba?<br />
Varsa bir ayıp, yoksa iki ayıp. Bu millet bu partiden böyle böyle soğur Sayın Başbakan. Bunu istemezsiniz herhalde!<br />
Memura işçiye verirken eliniz titresin, kumarbaza verirken bonkör kesilin. Bu size yakışmıyor.<br />
Eski milletlerin çoğu böyle yıkılmıştı zaten. &#8220;Fakirlere ne vergide, ne yargıda, ne devlet angaryasında merhamet yok. Zenginlere gelince görmezlikten gel, olmadı gör, ama affet.&#8221;<br />
Ey Adalet ve Kalkınma Partisi, sen de bilirsin ki &#8220;adalet mülkün temelidir.&#8221;<br />
Sizden evvelkilerin hastalığına yakalanma alametleriniz görülmeye başladı. Bu hiç de hoş bir şey değil. Durun ve bir düşünün. Bir muhasebeye girişin. Kendinize çeki düzen verin. Başkaları sizi hesaba çekmeden, siz kendiniz kendinizi hesaba çekin.<br />
Bu gariban millet gelir dağılımındaki adaletsizlikte şu anda yeryüzünün en alttan üçüncülüğünü yaşıyor. Ama sesi çıkmıyor. Hatta memurlar arasında bile korkunç ücret farkları var ama isyan etmiyor. Çünkü bunu sizden değil, tarihe gömdüğü sizden evvelkilerden biliyor. Fakat sizin de bunu devam ettirmenizi istemiyor. Bir hâkim, bir subay, bir polis, bir mühendis ücretiyle bir öğretmeni yan yana getirirseniz, yüzünüzün kızarması gerekir. Öteki sıradan memurları hiç söylemeyelim. Asgari ücretlinin hali ise içler acısı ve utanç verici…<br />
Kaç yıldır gelir dağılımındaki dengesizliği ve adaletsizliği çözmeye çalıştığınızı söylersiniz, ortada hiçbir icraat yok. Sonuçta laf çok, iş yok.<br />
Ama bu millet sizi yine de seviyor. Çünkü eskilerden ödü kopuyor. Bu arada hayırlı işler de yapıyorsunuz. İşte Milli Eğitimdeki zulümler hafifleyecek, YÖK güzelleşecek, başörtüsü zulmü kalkacak, darbeciler yargılanacak, daha hak ve hukuka saygılı bir Anayasa yapılacak, terör bitirilecek vs.<br />
Bu yüzden hala desteğiniz artıyor.<br />
İyi ama bu Maliye Bakanının yaptığı da nedir böyle?<br />
Halkı neden soğutuyorsunuz kardeşim kendinizden?<br />
Aydın Doğan&#8217;lardan, Mehmet Emin Karamehmet&#8217;lerden ne bekliyor da vergi borçlarını veya cezalarını af ediyorsunuz?<br />
Halkın hangi borcunu sildiniz?<br />
Ama zenginlerin borcu hep silinir.<br />
Ben elektrik ücretini üç ay yatırmasam, gelir keserler. Bakın, daha dün gölette donarak ölen elektrik işçisinin evine haciz gelmiş. Ama fabrikalar aylarca, yıllarca ücretlerini yatırmazlar, sonra bir af gelir, silinir gider. Başlar bu sefer vergisini borcunu, ya da cezasını zamanında yatıranlar &#8220;biz enayi miyiz?&#8221; demeye.<br />
Bence çok ayıptır bu!<br />
Her ne ise, bu bakan ciddi olmalı ve işini iyi yapmalı.<br />
Dost acı söyler, ama doğruyu söylermiş.<br />
Biz yazarların bir vazifesi de halkın dili olmak ve onlar adına yönetimi denetlemektir. Eleştirimizin amacı doğruyu bulmaya katkı sunmaktır.<br />
İnşallah iyi niyetimiz ve maksadımız doğru anlaşılır da yanlışlardan dönülür. Başka bir beklentimiz de yoktur zaten.<br />
Hatta bir teşekkür bile beklemiyoruz kimseden.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/kimin-maliyesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerekirse silah kullanırız</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/gerekirse-silah-kullaniriz/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/gerekirse-silah-kullaniriz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 09:47:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[gerekirse silah kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[silahlarimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1641</guid>
		<description><![CDATA[Erbakan, &#8220;Kanlı mı olacak kansız mı?&#8221; derken aslında kendi tercihini değil, darbecilerin tavrını sorguluyordu. Ama bu sözü tehdit gibi takdim ettiler.. Şimdi &#8220;Erbakan&#8217;ı yanlış anlamışız&#8221; diyorlar. Yanlış anladıklarından değil, Erbakan&#8217;ın sevenlerini bugünkü iktidara karşı kendi yanlarına çekebilirler mi, onun hesabını yapıyor olsalar gerek. Sanki Anıtkabir&#8217;de Erbakan&#8217;ın kulağına eğilip küfredenler kendileri değildi. Sanki Erbakan&#8217;ı bir harbiyeliye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erbakan, &#8220;Kanlı mı olacak kansız mı?&#8221; derken aslında kendi tercihini değil, darbecilerin tavrını sorguluyordu. Ama bu sözü tehdit gibi takdim ettiler.. Şimdi &#8220;Erbakan&#8217;ı yanlış anlamışız&#8221; diyorlar. Yanlış anladıklarından değil, Erbakan&#8217;ın sevenlerini bugünkü iktidara karşı kendi yanlarına çekebilirler mi, onun hesabını yapıyor olsalar gerek.<br />
Sanki Anıtkabir&#8217;de Erbakan&#8217;ın kulağına eğilip küfredenler kendileri değildi. Sanki Erbakan&#8217;ı bir harbiyeliye tokatlatmak için plan yapanlar kendileri değildi..<br />
Bugün yaptıkları herşeyi inkar ediyorlar, üstünü örtmeye, çarpıtmaya çalışıyorlar..<br />
Sanki kendilerini çağdaş bir Kazıklı Voyvoda gibi görüp, kadın bir bakanı, bakanlığın önünde yağlı kazığa oturtma tehdidinde bulunanlar kendileri değil mi?<br />
Meral Akşener askeri dinletiyormuş da, kafasının tası atmış da..<br />
Darbecilik sizin göreviniz mi? Mafya, terör örgütleri ile, medya ve sermaye ile illegal ilişkiler kurarsanız, dinlemeye takılırsınız elbette. Fuhuş çeteleri ile, bir takım yabancı istihbarat örgütleri ile kol kola girerseniz dinlenirsiniz.<br />
Sanki kendileri siyasileri dinletmiyorlardı.. &#8220;Luzumunda silah kullanırız&#8221; sözü Fevzi Türkeri&#8217;ye aitmiş.<br />
Bunlar işi öyle azıtmışlardı ki, MGK&#8217;da açık açık meydan okuyor, tehdit ediyorlardı..<br />
Erbakan, o zaman bunu açıkça ifade edemiyor, kendine yönelik tehditler karşısında, darbecilerin kan dökme tehdidini dile getirmeye çalışırken, kendisi sanki kan dökme tehdidinde bulunuyormuş gibi takdim ediliyordu..<br />
Erbakan mı kan dökecek? Yahu, Erbakan&#8217;ın silahlı güçleri mi var? Hakaretlerin karşısında o kişileri görevden mi aldı, hakkında dava mı açtı? Suç duyurusunda bulunsa sonuç ne olurdu ki!<br />
Bu iş tam anlamı ile kurt ile kuzunun hikayesine benziyor..<br />
Düşünsenize, karşınızda silahlı ve size köşeye sıkıştırmış, gerekirse silah kullanmaktan söz eden bir adam var, &#8220;yağlı kazığa oturtmaktan&#8221; söz eden birileri&#8230; Bir de &#8220;La havle&#8221; çekip, &#8220;Bakalım bu beladan nasıl kurtulacağız, bu işin sonu kanlı mı bitecek, kansız mı&#8221; diyen bir kişi var. Basın haber yapıyor hemen: &#8220;Erbakan &#8216;kanlı mı olacak kansız mı&#8217; dedi.. Erbakan kan dökmekten söz etti!&#8221;<br />
Hani kurtla kuzu aynı dereden suç içiyormuş. Kurt kuzuya &#8220;Suyu bulandırma!&#8221; demiş. Kuzucuk cevap vermiş: &#8220;Aman efendim, ben suyu nasıl bulandırabilirim ki, siz yukarıdasınız ben aşağıda?&#8221; Kurt daha da hiddetlenmiş. &#8220;Şuna bak&#8221; demiş. &#8220;Bir de bana cevap veriyor.&#8221; Gitmiş kuzuyu yemiş!<br />
Bugün de Ergenekoncuların, Balyozcuların savunmalarına bakıyorum da, bunlar dünyanın farkında değiller. Hâlâ aynı kafa..<br />
Medyadaki, sıranın kendilerine gelmesini bekleyen işbirlikçileri de aynı kafada..<br />
Bunların gözlerine bir görünen mi var, yoksa kurdukları yapıdan o kadar mı eminler ya da kurdukları uluslararası derin dostluklardan? O sistemin çökebileceğine ihtimal vermiyorlar.. Ama onlar da bir gün gerçekleri anlayacaklardır..<br />
Bu işler böyledir. Firavun da, Nemrut da, Babil Kralı da öyle düşünüyordu, ama doğan büyür, büyüyen yaşlanır ve ölür.. Kemal, aynı zamanda zeval vaktidir..<br />
Güvendikleri uluslararası sistem de çöktü, kendi kurdukları düzen de. Kemalizm de bitti.. Gelen günler geçen günleri aratacak onlar için..<br />
Bunlar gerçeği görmüyor değil, gerçeği içlerine sindiremiyorlar. Kabul etmek istemiyorlar. Görmek istemeyenden daha kör kim olabilir ki!<br />
Askerler bilmedikleri alana daldılar. Laiklik adına İslama müdahele etmeye kalkıştılar ve bu işi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.. Güya &#8220;ılımlı bir İslam&#8221; istiyorlardı, akıbetleri o ılımlı İslamın elinden oldu!<br />
Kendilerine de, ülkeye de yazık ettiler..<br />
Onlar mı sivilleri kullandı, siviller mi onları! Bana kalırsa ikisi de birbirini kullandı. Medya, mafya, sermaye, siyaset, bürokrasi, STK, herkes vardı işin içinde. Tamahkarlar ve muhterisler el birliği yapınca bu rezalet çıktı ortaya.<br />
Hâlâ niye direniyorlar bilmiyorum.. Oysa direndikçe, konuştukça daha da batıyorlar.<br />
Yanlış bir yola girdiler ve emir komuta zinciri içinde aynı yanlışı büyük bir kararlılıkla sürdürüyorlar.. Paşa keyifleri bilir.. Elbet onlar da bir gün gerçeği görüp anlayacaklardır. Selam ve dua ile..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/gerekirse-silah-kullaniriz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>28 Şubatçılar içeri &#8216;onlar&#8217; dışarı mı</title>
		<link>http://www.guzelsozlerim.com/28-subatcilar-iceri-onlar-disari-mi/</link>
		<comments>http://www.guzelsozlerim.com/28-subatcilar-iceri-onlar-disari-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 15:38:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ak partimiz]]></category>
		<category><![CDATA[akpart]]></category>
		<category><![CDATA[akpartim]]></category>
		<category><![CDATA[liler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelsozlerim.com/?p=1455</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye bir türlü yeni sivil bir anayasaya kavuşamıyorken genel seçimlerden bu yana anayasadan çok tutuklu vekillerin durumu için kanat çırpıldı. Tartışmalarda; kimi çevrelerce Ergenekon, Balyoz ve KCK&#8217;dan yargılanan tutuklu sanıkların milli iradeye saygıdan ötürü salıverilip Meclis&#8217;e girmesi gerektiği söylenirken kimileri de terör suçlaması ile yargılanan isimlerin meclise girmesinin asıl milli iradeyi yok sayma anlamı taşıdığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye bir türlü yeni sivil bir anayasaya kavuşamıyorken genel seçimlerden bu yana anayasadan çok tutuklu vekillerin durumu için kanat çırpıldı.<br />
Tartışmalarda; kimi çevrelerce Ergenekon, Balyoz ve KCK&#8217;dan yargılanan tutuklu sanıkların milli iradeye saygıdan ötürü salıverilip Meclis&#8217;e girmesi gerektiği söylenirken kimileri de terör suçlaması ile yargılanan isimlerin meclise girmesinin asıl milli iradeyi yok sayma anlamı taşıdığını belirtti.<br />
Bu tartışmalar ile birlikte en gerçekçi olan ise tutukluluk sürelerinin uzun olması konusuydu. Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak&#8217;ın dediği gibi belki &#8220;davalar süresinde bitirilse tutukluluk denen bir şey ortada kalmayacak, karar verilecek, ya tutuklanacak ya da tutuklanmayacak veya hüküm verilecek&#8221; &#8230; Bu yada başka bir sorun neticede yargının çabuk işlemesi konusunda çözüm bulunmalıdır.<br />
Ama tutuklu vekiller konusunda öyle yada böyle meclisteki partiler uzlaşmış olsada toplumun büyük bir kesimi için aynı uzlaşının olduğunu söylemek oldukça güç&#8230;<br />
Nedenine gelince tutuklu vekiller (terör sanıkları)  hakkında Meclis&#8217;i ve hükümeti devirme girişimi, darbe teşebbüsü, PKK için haraç toplamak, insanları yargılayıp ceza kesmek, adam öldürmek ve  Öcalan&#8217;ın emirleriyle hareket etmek gibi çok ağır suçlamalar var.<br />
Peki yargılaması süren terör örgütü sanıklarını milletvekili adayı yapan partiler bu suçlamaları bilmiyor muydu?<br />
Gayet iyi biliyordu&#8230; Zaten amaç onların serbest kalması olduğu için bu noktada tartışılacak bir durum yok gibi gözüküyor.<br />
Bugüne gelirsek daha birkaç gün önce Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, muhalefetin tutuklu isimleri milletvekili adayı göstermesinin  &#8220;Türkiye&#8217;nin görüntüsünü, yönetimini zora sokmak için yapılan bir proje&#8221; olduğunu belirtmiş ve amacın &#8220;Ergenekon, Balyoz, Andıç, 12 Eylül, 28 Şubat&#8217;la ilgili yargılama süreçlerini sulandırmak, o yargıçları kamuoyu önünde itibarsız hale getirmek, baskı altına almak&#8221; olduğunu söylemişti.<br />
Başbakan Erdoğan ve birçok AK Partili isimde benzer açıklamalar yapmıştı.<br />
Ama ne var ki TBMM Başkanı Cemil Çiçek, muhalefet partileri grup başkanvekilleri ile tutuklu milletvekilleri konusunda yaptığı toplantıda, &#8220;Yasal zeminde sorunun çözülmesi için&#8221; uzlaşma sağlandığını açıkladı.<br />
Bu durum ve yapılan açıklamalar aslında Cemil Çiçek ile AK Partili isimlerin bu konuda çokta hemfikir olmadığı sonucunu ortaya çıkarıyor.<br />
Halk arasında da en çok merak soru ise  tutuklu milletvekilleri ile ilgili bir yasa değişikliği gerçekleşirse başta Öcalan olmak üzere teröre bulaşmış herkes milletvekili seçilip meclise girebilecek mi?<br />
İşte tam bu noktada da hukuksal bir açmazın var olduğu gözüküyor.<br />
Birileri bu krizi bilerek çıkardı ve şimdi siyasi hamleler ile çözme peşinde&#8230; Bu durumda ise asıl mutabakatı (toplum nezdinde ve vicdanında) sağlama görevi ise iktidar partisinin&#8230;<br />
&#8230;Çeteler ve terörle mücadele konusunda bugüne kadar önemli adımlar atan AK Parti bu isimlerin serbest bırakılması yönünde bir adım atacak mı yoksa&#8230;!<br />
Atılacak yanlış bir adımın toplum nezdinde izahının da çok zor olduğunun unutulmaması gerekiyor. Netice itibarı ile millet iradesinin çoğunluğu da AK Parti&#8217;ye darbeciler ve yasadışı oluşumlar ile mücadelesinde destek olmak amacı ile oy verdi.<br />
Şayet bu durum dikkate alınmaz ve terör suçlaması bulanan isimler meclise girerse asıl cümbüşü siz o zaman görün!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelsozlerim.com/28-subatcilar-iceri-onlar-disari-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

