CHP’nin resepsiyona gitmeme sebebi başörtüsü

Darbeler ile yüzleşen Türkiye’nin normalleşme sürecinde koşmaya başladığı şu günlerde ne var ki (bazı) zihinlerin içine yerleşen ve bir türlü o zihinlerden çıkmayan ‘askeri vesayet algısı’nı taşıyanlar günümüze bir türlü adapte olamıyor. Hatırlanacağı üzere 2002 seçimlerinde AK Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte, Bülent Arınç, meclis başkanlığına seçilmiş ve vereceği ilk resepsiyondaki davet için eşi ile birlikte çağrıda bulunmuştu. Bazılarında ise büyük bir hazım zorluğu yaşanmıştı. Velhasıl bu hazımsızlığın neticesinde Arınç, daha sonra eşinin resepsiyona katılmayacağını duyurmak zorunda kalmıştı. Ardından TBMM Başkanı Köksal Toptan olmuş ve eşi başörtülü olmadığı için birileri rahatlamıştı. Davetiyeler eşli basıldı. Sonra yine Mehmet Ali Şahin’in meclis başkanlığı döneminde 23 Nisan resepsiyonu eşsiz ev sahipliğine dönüştü. Hiç unutmam Ahmet Necdet Sezer, Cumhurbaşkanlığı döneminde davetiyelerde (29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu) eşli-eşsiz ayrımı yaparak da tarihe geçmişti. Yıl 2012: Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısı ile verilen resepsiyon için eşli davetiye bastırıldı. Resepsiyona Başbakan Erdoğan ilk defa eşi Emine Erdoğan ile birlikte katıldı. Askerlerde resepsiyondaydı! BDP, tutuklu milletvekillerini gerekçe göstererek resepsiyona katılmadı. CHP ise grup başkanvekilleri düzeyinde katılım olmayacağını açıklamıştı öyle de oldu. Sadece CHP’li iki isim (göstermelik) resepsiyondaydı. CHP lideri Kılıçdaroğlu da Çiçek’in verdiği 23 Nisan resepsiyonu yerine, Çankaya Belediyesinin düzenlediği 23 Nisan etkinliğine katıldı. Kılıçdaroğlu, geçen yıl (eşsiz) gerçekleşen 23 Nisan resepsiyonuna katılmıştı. Ancak aynı yıl 29 Ekim’de Çankaya köşkündeki (eşli) resepsiyona katılmadı. CHP’li isimler, bugün resepsiyona katılmama sebebini gerçek manada sözcüklere dökmese de aslında 2009 yılındaki 29 Ekim resepsiyonuna katılımın olmaması nedeniyle yapılan açıklamada CHP’li Muharrem İnce tarafından yanıt verilmişti. İnce, “AK Parti’nin başörtüsünü her alanda serbest bırakmak için işe Çankaya’dan başladığını” iddia etmişti. Muharrem İnce’nin iddiaları bununla da bitmiyordu. İddialarını “AK Parti’nin derdi ilköğretimde de orta öğretimde de türban taktırmak, kamu çalışanlarına da türban taktırmak” sözleriyle sürdürüyordu İnce… Aslında CHP başörtüsü ile olan derdini sadece resepsiyonlarda değil hemen hemen her gün gösteriyor. Daha bir iki gün önce CHP Alaplı İlçe Kongresi’nde divan üyeliğine seçilen bir partili, “Türbancanların da hırsızlığın kılıfı olduğu artık su götürmez bir gerçek” sözleri ile başörtülülere hakaret etti. Bu partiliye göre başörtülüler eve gelenin haram mı, helal mi olduğunu sorgulamadan lüp diye yutuyormuş! Cürete bakın! Ama aslında içlerindekini gizlemeden dışa vurmaları çok daha efdal… Hatırlayın, taktığı rozetler çarşafa dolanan CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “Başörtüsünü biz çözeriz” demiş ardından da 12 Eylül referandumunda partisi tarafından “Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmesi için Evet” yazılı afişler basılmıştı. 2009 yılında CHP vari düşünen Milliyet Gazetesinden bir yazar, o dönem TBMM başkanlığına Mehmet Ali Şahin’in gelecek olmasını konu aldığı yazısında “Devletin başı bağlandı!” diyerek Abdullah Gül, Recep Tayip Erdoğan, Bülent Arınç ve Mehmet Ali Şahin’in eşlerinin (başörtülü) resmini sayfasına koymuş ve resmin üstüne “Tek karelik kare dram” başlığını atmıştı. Şimdi bunu niye mi hatırlattım? CHP başörtüsüne olan düşmanlığını net bir şekilde ifade etmiyor ya, bu resmi hatırlayıp o başörtülü kadınlarının eşlerinin neden Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı ve Bakan olduğunu unutmasın diye!

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

*

cikcik tivitır